Perşembe, Kasım 23, 2006

gel artık..

Gormothe! Kurtar bizi buralardan, yine sana muhtacız tüm bu acıları geride bırakmak için. Yüreğimizdeki yerinden çıkıp niye bizi götürmezsin ki uzaklara? Sen de mi kendi başımızın çaresine bakmamızı istiyorsun yoksa, tıpkı olmasını gerektiğini bildiğimiz ama bilmemezlikten gelmeye çalıştığımız gibi..

Çarşamba, Kasım 22, 2006

ne demek istediğini anladığımı sanmıyorum..

sana doğruyu gösterecek gözlükler olduğuna mı inanıyorsun gözyaşlarının?
bir renkkörü olarak ne kadar daha anlatabilirim renkleri sana?
kaldır kafanı ve yüzüme bak, sil o nedensiz akan gözyaşlarını
bil ki hiç bir şey değiştirmeyecek onların çokluğu ya da azlığı
renklere kendin bak birazda; güven kendi yüreğine
çünkü sana yolunu gösterebilecek tek şeydir yüreğin
içinde bulunduğun parlak karanlıkta

Cumartesi, Kasım 18, 2006

klişe konu, writers blocktan çıkma umudu, aptal yazı..

Uyan ve yüzleş! Kaldır kafanı! Nereye kadar kaçabilirsin ki benden? Ne olarak görüyorsun bunu? Basitlik? Klişelik? Hepsi olabilir. Ama bu, korktuğun gerçeğini değiştirmez. Korkuyorsun. Sonunu bilmediğin için mi, yoksa bilmek istemediğin için mi peki? Sana diyorum! Kaldır kafanı ve gözlerime bak! Ne göreceğini biliyormuş gibi davranmaktan vazgeç! Düşündüğün şeylerin sadece düşlerinde kaldığını ama bunu değiştirmenin yolunun kaçmak olmadığını öğren artık! Kaldır kafanı.. Yüzüme bak.. Ancak böyle bitecek bu kabus, inan bana...

*Kafasını kaldırıp önündeki ağlamaktan ve uykusuzluktan kanlanmış gözleriyle ona bakan; bilerek çürüttüğü hayatını her şeyiyle yüzüne vuran yansımasına baktı. Ve farkına vardı. Nihayet kendiyle yüzleşmişti...*