Perşembe, Ekim 26, 2006

değil mi?..

Hayatın karanlık tarafına bakıp gülümsemeye çalışmak lazım aslında. Nasıl olsa o karanlıkta gözükmeyecektir gizlediğimiz göz yaşlarımız..

Pazar, Ekim 22, 2006

kızgın çocuklar..

ve onlar, göklerin lordları, süzülerek yeryüzüne indiler. biz, zayıf ve aciz insanları bilgilendirmeye. sırf, birşeyler öğretme umuduyla emek verdiler başımızda. bize ağacı öğrettiler, bize metali işlemeyi öğrettiler, bize canlıları öğrettiler. bizler yaktık, kestik ve öldürdük. gelen tehlikelere bakmadan, gerçeği göz ardı ederek sadece kendimizi düşündük.. ve sonuç olarak bu hale geldik, yaşamın sonsuzluğunu yeni yeni fark eden, annesinden yeni ayrılmış bir çocuk gibi ortada kaldık. ama herşeyden farklı olarak annesine kızan çocuklar...

Cumartesi, Ekim 21, 2006

nisan 2006, 20:51

yukardaki yıldızı görüyor musun? bulutun ardından parıldıyor. sana sesleniyor sanırım. o da kendini kapattığın yerden çıkmanı istiyor. baksana, nasıl göz kırpıyor. ama oradan göremezsin göz kırpışları. hadi, çıkar başını, göster yüzünü tekrar. gökyüzünü gör bir kez daha, yıldızları gör, bir kez daha görebileyim yüzünü... yoksa, yoksa küstün mü bana? ondan mı çıkmıyorsun? duyuyor musun beni? ne yaptım? neden bana küstün? lütfen, lütfen konuş.. kapatma kendini oraya, dışarı çık, yüzünü göster, o güzel gözlerini bir kez daha göreyim, sesini bir kez daha duyayım... teninin verdiği his, dudaklarının sıcaklığı.. hepsi eski bir anı gibi kaldı.. ama önemsemiyorum artık onları, dedim ya sadece göreyim yeter artık. özledim.. hiç özlemediğim kadar özledim.. geri gelemeyeceğini bildiğim için belkide... artık rüyalara umudumu bağlıyorum, orada seni görebilirim umuduyla.. golden shoot

"genç, sabahın erken saatlerinde ölen eski sevgilisinin mezarında ölü olarak bulunur. ölüm nedeni aşırı dozda uyuşturucu olarak belirlendi. cesedi bulan bekçi ifadesinde; onu bulduğunda gencin gülümsediğini söyledi..."

Cuma, Ekim 13, 2006

kirlenmiş mi cidden ruhumuz?

Yıldızlardan üzerimize süzülen yağmur damlaları altında ruhumuzu temizliyor gibi yapıyoruz, kendimizi kandırdığımızı sanarak. 78'de 1'lik bir olasılığa bağlamış yaşıyoruz hayatımızı. Kılıç 9'lusunda ağlıyor, 10'lusunda susup köşemize çekiliyoruz. Kendi koyduğumuz sınırlarımız içinde özgürce yaşadığımızı söylüyoruz hayatı. Ama aslına, kendimiz koyduk dediğimiz o sınırlar hatırladığımız en eski zamandan beri zihnimize yerleştirilmiş; muhtemelen bir nedeni bile olmayan düşünceler. Ama her şeye rağmen yaşıyoruz, yaşamaya çalışıyoruz..

Salı, Ekim 03, 2006

..?

sönmesini bekliyorum güneşin denize batıp
kaplamasını bekliyorum karanlığın tüm göğü
sönmesini zliyorum aynada gözlerimdeki ışığın
kaplamasını izliyorum ruhumu huzursuzluğun

sönüşünü görüyorum günün, beraberinde tüm umutlarla
sönüşünü duyuyorum umutların, beraberinde tüm insanlarla
sönüşünü hissediyorum insanların, beraberinde sevgilerle
sönüşüne yanıyorum sevgilerin, beraberinde ölümün soğuk ve bir o kadar sevecen kollarına bıraktığı ruhumla